Bak

Bak, görüyor musun bu inceden düşen yağmurların hatıralara karışan sessizliğini ? Dün, bir meşe ağacının altında kıkırdayan çocukluğumuz, şimdi yetişemediğimiz bir zaman treninin peşinden savrulan hatıralarımız da dağılıp gitti. Camları binbir parçaya bölünmüş bir pencerenin arkasından bakmak gibi, karmakarışık şimdi her şey.  İşte, serseri bulutlar, yıldızlarımın üzerine çöktüler. Uçurtmaları uçuran babalarımız, uçmanın büyüsüne kapılan hayallerimiz, ıslak çimenler, çıplak ayaklarımız… Bir avuç […]

Mektup Öyküleri – III

mektup gunlukleri

Sevgili kuzen,   Kişinin kendisine has günahları olur üzülme. Herkesten saklanan düşünceler, kıyıda köşede buruşturulup atılmış yahut göz ardı edilmiş ve bunların türevleri, türevlerinin türevleri derken uzamış günah listesidir. Bu düşüncelerin içinde yok yoktur. Kişinin tüm ahlakını baştan sona yenileyen bu düşünceler, kendisini anlamak için oluşmamışlardır. O pis, kokuşmuş düşünceler bir şekilde oradadır, ne zaman […]

Mektup Öyküleri – II

mektup oykuleri

Kuzen,            Bu, Op 27 no 2 ne güzel bir şeydir. Defalarca dinledim ve kendimi dinlemekten alıkoyamıyorum. Halim o ki; bu müzik beni bambaşka yerlere götürüyor. Okuduğum herhangi bir romanın herhangi bir kahramanı oluyor, aklıma gelen şeylerin neler olduğuna bakmadan onlara kılıf bulmadan, geldiği gibi yazıyorum.          Yazıyorum kuzen. Tasarımı olmayan, önceden düşünülmemiş, kurgulanmamış […]