Yol Günlükleri – Budapeşte

Bu sene bir değişiklik yapıp yılbaşını kutlamak üzere avrupa seyehati planladım. Yolculuk Budapeşte üzerinden başlayıp, karayolu ile sırayla, Bratislava, Viyana’dan geçerek Prag’da sonlanacaktı. Arada yan yollara sapıp başka yerlerede gitme fırsatım oldu.

Budapeşte

Günüm, sabah 07:30 uçağına yetişmek üzere saat 04:00 te uyanmamla başladı. Istanbul havalimanına doğru yolca çıktıktan sonra yaklaşık 45 dakika içinde terminal binasının önüne vardım.

Hızlıca check-in yapıp pasaport kontrollerinden sonra biniş kapısına doğru yol alıp biniş saatine kadar bekledim. O arada insanlar yavaş yavaş kalabalıklaşmaya, yavaş yavaş hareketlenmeye başladı. Uçağa zamanında alınıp zamanında bir kalkış ile yaklaşık 1 saat 45 dakika süren bir uçuştan sonra Budapeşte’ye vardık.

Bagajlarımızı otobüse yükledikten sonra kent içine doğru yol aldık. Budapeşte bana Moskovayı hatırlattı. Aynı binalar, aynı düzen, yeni ile eski bir arada. Geniş caddeler, yollar. İlk olarak Milenyum meydanına uğradık. Burası gerçekten görkemli bir meydan. Öyleki, kenti, Macarları bilmeyen biri olsanızda, size anıtlarıyla, heykelleriyle kendini anlatan bir meydan. Meydanın her iki yanında biri sanat diğeri modern sanat olmak üzere iki adet müze bulunmakta.

Milenyum meydanından Tuna’ya doğru yürüyerek, tıpkı Petersburg’ta ki Neva caddesi gibi, kentin merkezine doğru gidebilirsiniz. Tipik bir Avrupa kenti.

Sonrasında kentin içine geldiğinizde, Istanbul’daki İstiklal caddesine benzer bir cadde göreceksiniz. Bu cadde üzerinde, Hardrock cafesinden tut, çeşit çeşit yeme içme yeri, para bozdurabileceğiniz yerler, alışveriş yerleri bulunmakta. Yanlış hatırlamıyorsam cadddenin uzunlığı 2 km’i bulmakta.

Parklar, Köprüler, Yılbaşı

Bahsettiğim meydanın başlangıç noktasına yılbaşı için düzenlenmiş, herkesin ulaşabileceği, yeme, içme noktaları kurulmuş. Kocaman bir çam ağcı ise eşlik etmekteydi.

Ben vaktimi bu caddeleri biraz turlayarak, akşam nerede yemek yenebilir diye bakarak harcadım. Akşama doğru insanların arasına karışıp, sıcak şarap içip bir parkın ortasında banka oturup kentin dokusunu hissetmeye çalıştım.

Budapeşte’nin tabi uğranması gereken bazı noktaları var ki biri Citidella denen, şehre tepeden bakan ve herkesin bildiği klasik fotoğrafı veren noktaydı. Burası kente tepeden bakarak tüm noktaları görmenize imkan veren bir yer.

Daha sonra Kale denen, ve ortaçağdan beridir doknulmadan bırakılan yerde de ortaçağ insanlarının, şovelyelerin, yaşadığı yerleri görebiliyorsunuz.

Kalenin tam karşısında parlamento binası da tüm görkemiyle fotoğraf veriyor. Sonrasında tekrar kent merkezine dönmek için meşhur aslanlı köprüden geçip merkez noktaya varabilirsiniz.

Gece yarısına doğru caddeler gittikçe kalabalıklaştı. İnsanlar, çocuk yetişkin demeden ağızlarında vuvuzela, üfleyip gürültü çıkarıyor, meydanda verilen yemek ve içki ile ısınıyordu. Hava kurak ve çok soğuktu. Dolayısı ile ben daha fazla beklemden otele döndüm.

Klebelsberg Kastély adlı otelde konakladım. Otel merkezden uzak. Şehir merkezinden otele yada otelden merkeze, 2 aktarma yaparak toplu taşıma ile ulaşabilir yada taksi ile yaklaşık 5000 forint vererek yolculuk yapabilirsiniz.

Otel, askeri bir kışlanın restore edilmesiyle canlanmış oldukça sakin bir kasaba oteli. Dolayısı ile normal bir otel deneyiminden daha farklı bir deneyim bekliyor.

İkinci Gün

İkinci güne biraz geç başladım. Ufak bir kahvaltıdan sonra taksi ile merkeze gittim. Merkezden, Milenyum meydanında doğru yürümeye başladım. Andrássy caddesi üzerinden yürüyerek, sanat müzesine girdim. Sanat müzesi oldukça hoş, girdiğinizden sanki saraya giriyormuş gibi heybetli bir çatı karşılıyor sizi. Herhangi bir sergiye girmeden önce zaten binayı incelemekten yorgun düşebilirsiniz. Bileti aldıktan sonra aşağı soyunma odalarına girip montu ve çantayı bırakıp müzeyi gezebiliyorsunuz.

Müzeden çıktıktan sonra geldiğim yoldan Tuna’ya doğru yürüyerek, yemek yemek için Terör müzesinin karşısında bulunan Burger King’te yemek yedim. Sonrasında Pal Sokağına uğramak için, Joszef caddesini yürüdüm. Pal sokağından sonra tekrar şehir merkezine, Tuna nehrinin kıyısına vardım. Böylelikle yaklaşık 4-5 saat bir gezintiden sonra tekrar otele döndüm.

İzlenimler

Leave a Reply

11 + 17 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.