Yok Oluş

Düşlerin rengi olduğunu daha önce hiç duymamıştım. Hayatın, irli ufaklı anlık görüntülerden, şaşırılmış seçeneceklerden, kaybedilen zamandan ibaret olduğunu düşünürdüm. Dalgaların kokusu olduğunu da bilmezdim. Denizin sesini, yalanların ördüğü duvarları, yaklaşan fırtınanın habercisi olan rüzgarların dilini… bilmezdim.

Tüm bu kargaşanın bir yolu, kaderin bundan çıkarını, bizim bunlarla ne işimiz olduğunu bilmiyordum. Anlatabileceğim hikayelerimin sıradan, kuru gürültü olduklarından ve zaten daha önce yazıldıklarından bana kimse bahsetmemişti.

Üzeri tozla kaplanmış eski rüyaların döküntü sayfalarında belli ki artık yokum. Zaman belki de her şeyin zehiridir. Bilmiyorum.

Herşeyin bir sonu elbet var. Elbet. Var.

Leave a Reply

four + seventeen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.