.yılan hikayeler.

Kuru kıvrımlı tahtına oturmuş krallarından bezgin kocaman ağaçlardan, upuzun cümlelere kendine ait hiç bir aşk bırakmayan sevgililerden, yorulmuş sohbetlerim, dem üstü edebiyatlarının tanıdık ayyaşlarına bıraktım notlarımı.

Birkaç ağzı bozuk karalama işte, sen ve ben üzerine.

Daracık bir gök yüzüne sığdırdığın bakışları anlattım.

Onları yakaladım, sakladım. Heybetinde gizli adalara, yanık camları dökük, dar sokaklı evlerin hasretine bıraktım seni.

Ne uzak ne yakın.

Yıkabildiğim kadar sahte gecelere hapis ettim tüm bu yılışık kibir hesaplarını.

Fani bir geçişin ciddiyetinden başka gerçek yok.

Ne sen gördün ne ben duydum.

Ne gözlerini sevdim, ne umutlarını.

Ne durduk ne kaybolduk.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.