Gitmeliyim. Etrafımı çevirmiş karanlıklardan sıyrılıp kendi şafağımı bulmalıyım.
Gitmeliyim buradan, hiçbir dilin konuşulmadığı, geçmiş rüzgarının uğramadığı, zarafetin kendisini gün batımlarında, gökyüzünde, ayda ve yıldızlarda, okyanuslarda anlattığı yerlere gitmeliyim.
Sonsuzluk içinden sonsuzluğa doğru… zamanın benden götürmediği, götüremeyeceği bir yerlere ait olmalıyım.
Şimdi içime sığmayan bu öfkeyi, üzüntüyü, kırgınlığı, hangi rüzgara bırakayım? Hangi romanı yazayım, hangi şiirden bahsedeyim?
Gitmeliyim. Uçsuz bucaksız umutların gözlerimin önüne serildiği, bir yerlerde yalnız bırakılmış kasabaların misafiri olarak sığınmalıyım zamanın gölgelerine.
Bulutlar gri imiş, mavi imiş, güneş bir varmış, bir yokmuş ne önemliymiş ne değilmiş. Gitmeliyim.
Ruhuma biraz huzur.