kaos

Anlatsana neler oldu öyle ? Neler değişti üç mevsimden dökülen. Senden benden neler kaldı ? Bugün bir yakışıklı öldü yanlışlıkla. Ne fark eder ? Bazen kocaman bir kütüphanede gökten, toprağa kadar inşa edilmiş raflar arasında buluyorum kendimi. Oraya nasıl gelmişim, gitmişim, geçmişim bilmiyorum. Hafıza dediğimiz şey hatırlayamadığı boşlukları doldururken yalandan başka bir şey söylemiyor. Neden […]

.Araf.

Dostum; Sana bir açık hava hapisanesinden yazıyorum. Lakin bu bildiğimiz türden bir hapishane değil. Duvarları yok ve girdiğinde duvarları hiç örülmemiş bu hapisanenin farkına varmıyorsun. Zamanında yaşadığımızı sandığımız, öğrendiğimizi düşündüğümüz eski dünyamızın bir barikattan başka bir şey olmadığını anladığımız bir hapisane burası. Sadece ben varım. Üstümde galaksi, uzaklarda çakan yıldırımlar var. Bir deniz kıyısındayım ve […]

.boş rüzgarlar.

Gün görmüş baharların soğukları doluyor işte bak. Gece sızan tüm hüzünlü günlere sıkıştı kaldı ruhum. Can çekişen özlemlerin cümle halleri belleğimde kavruldu gitti görmedim. Kendimi bıraktığım dar rüyalar yıkılıyor işte, şaşırmadım. Cümleler diktim onun yerine. Parlak yalnızlıkların boş caddelerinde koşuyorum. İstediğim kadar yalın istediğim kadar yok. Aklıma sıçrayan tüm kibirler için küstahlık biriktirdim. Hepsi işte […]