.O’na.

Ben detaycı herifin biriyim. Durduk yerde ansızın ruh halimi, tavırlarımı, tepkimi değiştirebilirim. Bunda ufak detaylar belirleyici rol oynar. En basitinden ufak damlaların kovayı taşırmasına kadar geçen süreçte olduğu gibi. Çevrem buna göre genişler yada daralır. Bunu detaylar ve ben ortaklaşa yaparız.

İşte o yüzden ciddi ve aksi herifin tekiyim aslında bakarsan. Ciddiyetin dereceside detayların benimle olan ilişkisine bağlı olup kimisine gülünür, dalga geçilir, kimisi için, değil gemiler limanları yakarım. Mayın tarlasında gezmek gibi düşünebilirsin benimle olan ilişkini. Patlamak için hazır, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan mayınlar…

Ve tabi bu detaylar sayesinde oluşan gerçekliği inkar etmem. Gerçeklik beğenilip, beğenilmeyecek bir şey değildir. O vardır, olduğu gibidir. Ama tuzaktırda öte yandan. Yani ikimizin etkileşime girdiği aynı gerçeklik, ayrı sonuçlar ve ayrı görüşler sunar. Ve işte bizim çatışmamız burada başlıyor.

Ama bu detaylar ayrıca eğlenceli olabilir. Kendini bulabilirsin, yada kendine ne inşa etmek istiyorsan, yeniden keşfedebilirsin. Aslında her insan, yaşadığı bu hayatın hiç bir amacı olmadığının farkında. Sadece ilerledikleri yönü seçmişler yada seçtiklerini sanmışlar.

Ben seçmemeyi tercih ediyorum ve bu zaman diliminde olmayı da reddediyorum. Ama bunu sana söylerken bile bir seçim yapmış oldum ve bu beni iki yüzlü yapar. Oysa yazarın dediği gibi insanlar üçe ayrılır; geçmişteki kişi, olmak istediği kişi ve ikisi arasında gidip gelen ve asla şimdiki kişi olamayanlar.

Peki şimdiki kişi olmayı deneyebilir miyiz bilmiyorum. Cevabı bende değil ama muhtemel herhangi bir dergi yada tv kanalı bunu sana kolayca izah edebilir. Mutluluk çünkü başkalarının hayatlarını izlemekten geçer onlara göre ve bunun için paranı alırlar.

Onu boş verelim, maskelerimizi bir kenara bıraksak, kendine ne söylemek isterdin merak ediyorum açıkcası. Ama unutma söyleyeceklerinin ne bu dünya ile ne de başka bir şey ile ilişkisi olamayacak. Sadece sen olacaksın ve seni kimse yargılamayacak.

Oysa ben sana baktığımda, şairin de dediği gibi parmaklarından öpülecek bir hayat görüyorum. Ama bu anlamı sana ben yüklüyorum. Başka hiç kimse için öyle olamayacaksın. O yüzden benimle özdeşleşiyor ve iç içe giriyoruz.

Romantik bir söz detayının ortasında değilisin aslında. Hiç bilmediğin bir gerçeğin ta kendisini yaşıyorsun ama yine hiç karşılaşmadığın ve görmediğin için anlamayacak ve üzerinden geçip gideceksin.

Seni anlamlandırdığım hayat aslında hayal gücümü de kattığım bir tuval ve tam burada hile yapıyorum. İkimizi de kandırıyorum. Özdeş olduğumuzu idda ediyorum çünkü varlığının beni yaşatan bir etken olduğunu söyleyecek kadar düşünüyorum. Çünkü gün gelecek ve çekip gideceksin. Bu kaçınılmaz. O yüzünden tuvali de yarım bırakıyorum.

Ama bu gerçekleşecek son için seni ne yargılayacağım ne senden nefret edeceğim ne de tek bir söz söyleyeceğim. Olmak ve yapmak istediğin herşeyde olduğu gibi o zamanda yanında olacağım ve destek vereceğim ancak bu kadar yapabilirim. Çünkü mutsuzluklarının altına çizik atan ben olmak istemiyorum.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.