Love Death & Robots

Netflix ile beraber ülkemize giren yeni bir seriden bahsetmeden duramayacağım. Bilim / Bilim Kurgu, korku – gerilim ve animasyon türlerini seven biri olarak cuma akşamı bu yeni seriye rastladım.

Sanırım Netflix bir şeyler deniyor ve bu denemeleri sürdürürken ortaya böylesine güzel bir ürün vermesine şaşırıyorum. Love Death + Robots, her biri sanat eseri olan konuları bağımsız derlemelerden oluşmuş. Özellikle animasyon teknolojilerinin gelişimini bu seride oldukça fark ediyoruz.

İlk iki bölüm izleyiciyi seriye bağlamak üzere çok iyi yerleştirilmiş. İlk bölümde izleyici, ne oluyor acaba sorularını sorarken ruhundaki sanat ışığını bir nebze uyandıran görsel efektlere maruz kalıyor. Seri devam ettikçe insan hızlanmak, bütün o güzellikleri bir anda görmek ve çabucak tüketmek istiyor.

Her hikayenin bıraktığı etki, Black Mirror dizisinindeki etkileri uyandırıyor. Distopik unsurlar, korku gerilim unsurları, animasyonlar bana izleyici olarak, daha ne kadar ileri gidebilirler sorularını sorduruyor.

Teknoloji ve animasyonun bir bütün olarak sanatsal unsurları doğurması, bu unusurları bir dengede sunabilmek bir başarıdır.

Bu seriye katkısı bulunan insanların ve bize sundukları, anlatmak istedikleri dünyaların hayalinine bu kadar içtenlikle girebiliyorsa izleyici, bu azımsanamaz bir başarıdır.

Serinin her bir bölümü neredeyse 20 dakikayı aşmayacak şekilde bir öykü anlatıyor. Kısa tutulmaları çok yerinde olmuş. Animasyonlar tek tip yerine bir çok varyasyonla karşımıza çıkıyor. Kimi CGI ürünü iken kimi basit karalamalar, kimi çizgi roman tadında yapılmış.

Animasyon ve distopya sevenlerin kaçırmaması gereken bir seri olmuş. Sezon ikiyi heyecanla bekleyeceğim.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.