.karalama.

Öyle ufuktan bir sis yığını içinde gezindiğim bulanık yüzler hatırlıyorum. Sen uzaklarda hüküm süren hasret. Bu nefese kaç özlem sığdırdık, bize ait olmayan kadınların imzaladığı, üstünü örtüp gittiği, bir başkasının yırtıp attığı kaç adet sayfa bıraktık.
Söyle, kafamızda sakladığımız onca fotoğrafın kareleri bir yüzü hatırlatmak için mi bekliyor anlat.

Anlat üstü başı eskimiş bir sandalyenin çaresizliğini. Dil, gözün gördüğü kıvamda dönmüyor güzelim. Havalar soğuk ve sinsi.

Tanımadığım bir kadının gülen gamzelerine daha kaç sen sığdırabilirim bilmiyorum. Hem yazık olur hem kayıp.

Öyle sıradan gelen cümlelerin yılan zehri gibi hayallerine işlediği geceleri görmek istemiyorum. Kandırıldığın tüm yollardan nefret ediyorum.

Sevmek, sevgilim, bazen olur, gerisi biraz karıştığımız zamana ait.