Ezilenler

Uzun bir süredir Dostoyevski okuması yapmamıştım. Lakin geçtiğimiz hafta 4 günlük bir izin süresince güzel bir roman okumak istediğimde, sırada bekleyen romanlarımın giriş paragraflarına bakarken Ezilenler’in ilk sayfasında romandan kopamadım ve başlamış oldum.

Romanın genel hatları itibari ile sevgi temasını işlediğini düşünüyorum. Dostoyevski, insan doğasının, beyin kıvrımlarında dolaşan o insanı insan yapan tüm davranışları romanın karakterleri üzerinden bize o bildiğimiz uslubuyla aktarmış.

Örneğin, Nataşa ve babasının ilişkilerine bakarsak, Nataşa’nın Alyoşa ile kaçması babayı o kadar üzer ki, bu onun için yıkım olur. Nataşa’yı yok saymak, evlatlıktan red etmek, hiçbir zaman anmak istemez, ama kitabın sonlarında aslında kızından hiç kopamayan babanın iç dünyasını, sevgi denen şeyin bir babanın gözünden, halinden, ne olduğunu görüyoruz.

Bir diğer örnek, Nataşa’nın Alyoşa’ya olan bağlılığı, Alyoşa’nın tüm çocukluğuna rağmen, göz göre göre elinden kaçtığını bilmesine rağmen Nataşa ona karşı sevdasını sürdürür. Hatta bunu bilerek ve isteyerek yaptığını, Alyoşa’ya acıdığı için onu sevdiğini söyler.Ve böylesine zavallı bir aşk, ya da tutku yüzünden, onu sevenleri üzer, Vanya’nın aşkını görmezden gelir.

Ve yazar ayrıca sevgisizliği de işler. Alyoşa’nın babası, Prens, hiç bir zaman sevmemiş, gerçekten kötü bir karakteri olan, oğlunu küçük gören, onun için yaşamda önemli olan şeyler; ünvan, şöhret, mevkidir. Bu sevgisizliğin faturasını ise Alyoşa ödemiştir. Çünkü Alyoşa oldukça çocuk, ne yaptığının farkında olmayan, kim ile iyi anlaşırsa, onu bir anda çok sevdiğini sanan oysa sevmek, bağlanmak, sadakat nedir bilmeyen acısınası bir kahramandır. O yüzden kadınlar onun bu acınası haline aşık olur. 

Tabi bence romanın en vurucu ve temel taşı olan Nelli karakteri, romanın özünü verir bize. Nelli dünya üzerinde en masum varlıktır ama annesi dışında kimseden sevgi görmemiştir. Bu yüzden ona karşı yapılan iyiliklere yabani davranır. Kimseye muhtaç olmadığını ispatlamaya çalışır. Oysa Vanya’nın ve İhmenevlerin ona koşulsuzca sunduğu yuva ve sevgi karşısında o da aslında nasıl bir insan olduğunu gösterir.

Bunun yanında tüm bu kahramanların, Prens tarafından hor görülmesi, aşağılanması, basitçe kandırdığını sanması, toplumun katmanları arasında ki ilişkiler hakkında da bize ipucu vermektedir.

Benim için okuması oldukça rahat, sürükleyici ve duygulu bir Dostoyevski romanı oldu. 

  • Yayınevi : Türkiye İş Bankası Yayınları
  • Seri : Hasan Ali Yücel Klasikleri
  • Sayfa : 394
  • Satın al

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.