.Ego düşleri.

Kararım kesin ki intihar benim adıma gidilecek en iyi yol. Kendime kurduğum kapalı dünyanın kapılarından kaçmak istercesine koşuyorum. Duygu fakirliğinin sonucudur sevmek ve ben durmadan bağ kuruyorum herşey ile.

Umut etmek ile ilgili bir kaç şey söylemeliyim. Umut, insanın kendisini asla affetmemesinden başka bir şey değildir. En büyük acılar umut kırıklıklarının sonucudur. Affedilemez bir öfke ile tüm gücüyle saldırmasıdır tüm dünyanın.

Umut etmek, sindirememektir yenilgiyi. Kısaca umut, kendini sakat bırakmaktır.

Kafam dönüyor baylar. Benim için hayat, kendime vurmaktan başka hiç bir işe yaramıyor. İleriye dönük tüm düşüncelerimden, sevdiklerimi kaybetmenin, hemde hiç onların öyle gideceklerini düşünmemişken kaybetmenin, bunun acısını yaşamanın, yaşatmanın hiç bir mantıklı açıklaması yok.

Kontrol edilemez zaman boyutunun yolcuları olarak sadece ileri gidebilmekle yükümlü ve bilinmezlikle başa çıkmak zorundayız.

Eğer bunları bana yazdıran duygular başka türlü oluşabilseydi, öyle olurdu.

Kendime bile kocaman yalanlar mı söylüyorum hiç emin değilim.

Sevmek baylar ! Kendine hiç ait olamayacak bir şey için umut etmektir. Bırakın ben buna şiddetle inanayım. Ağ örmektir sevmek. Tek başına, sormadan, utanmadan sıkılmadan ağ örmektir. Sevilenden bağımsız. İstediğin gibi biçimlendirdiğin bir umuttur. İstediğin kadar büyütüp, istediğin gibi kırabilirsin.

Bu tek boyutlu bağlılığın en can alısı noktası mücadeledir. Kendinle mücadele. Bunu böyle saçma sapan devam ettirmek, aptallıktan başka birşey değil dostum. Kendi kendini sıkıştırdığın kapandır sevda.

Yalan söylüyoruz. Hiç bir söz bile etmesek, yalan söylüyoruz. Zaman, bizi saf bir sessizlik için kuruyor. Söylenmeyecek herşeyi kendime söylemekten başka çare bırakmıyor sevda.

Yalan söylüyoruz.

Ama baylar, bu benim dünyam, benim zihnim. Aklımı okumaya kalmayın sakın. Sonu bir uçurumda olsa da,  umutlarınız üzerinden yürümeye kalktınız. Kendinize hiç bağlanamadınız, anlamadınız. En kirli, en yıkık sırlarınızı kendinize söylemeyediniz. Bir katil, bir sapık, bir alçak olduğunuzu asla ve asla itiraf edemediniz. Tüm kişiliğinizle, insanlığınıza dair hiç bir şey söylemediniz. Şimdi karşımda durmuş masama konuk oluyorsunuz. Dün yüreğimde hançer çevirirken şimdi karşılıklı sırıtıyoruz. Af mı bu ? Rahatlama mı ? Yine sinsice yaklaşıp bir daha, sadece zevk için saplamak mı ? Sapkınlık bu baylar. Sevildiğini bilip açı vermek sadece bir saplantı.

Uzak bir zamanın fotoğrafında çıkmış bir yolcusunuz. Arada bir karşıma çıkmanız da cabanız. Zihnimdeki herhangi bir kapının herhangi bir çıkmazını temsil ediyorsunuz. Gençlik yıldırımlarının, dünyamızı altüst etmesinden çok önceydi gerçek olan.

….öyle.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.