.düş.

ruh nasıl doyar bilmiyorum.

herhangi bir kitaba sığınmaya, herhangi birini herhangi bir zamanda güldürmeye çalışsam, herhangi bir sokağın herhangi bir gecesinde karanlık sokak lambalarına dokunsam, bilinmedik bir trene atlayıp uyuyaya kalsam da sana dair hayallerimden, kırıklıklarımdan, kendimden, soğuk bahar akşamlarından, anlamsızlaşan yaşamıma dair kelimelerimi biriktiremiyorum.

amatör bir senaryonun zayıf karakterleri gibi yığılıyor çocuklara uydurduğum masallar.

seni ben hiç anlatmadım.

hayatımın bir köşesine alıpta bencil bir aşk gibi sıkıştırmadım.

sana küstüm, kızdım, küfür ettim, acıdım, affettim …

piç sanatçıların, ağzı bok kokan mühendislerin, saçma sapan siyah beyaz fotoğrafların, katliam edilmiş yaşamların, toza dumana katılmış ciğerlerin, beş para etmez köpeklerin, kör ruhların, saltanat meraklıların, özenilmiş yalnızlıkların, süslenmiş aşağlık bencilliklerin, gerzek sevgili adaylarının, düşman yazarların, sikiyle düşünen abazaların, kıymet bilmezlerin, ölümle karşılaşanların, boşverenlerin, boşvermeyenlerin, tıkanmışların, kaybolmuşların, dile gelen tüm terklerin bir hiç uğruna bittiği bu dünyada, ben seni seçtim.

hiç bulunmayacak kadar güzel, hiç alınamayacak kadar mutlu bir nefestin benim için.

benden buraya kadar küçük dostum.

 

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.