.akşam sanatı.

Susun… 

Gidin buradan. 

Ne rüyalara inanıyorum, ne de kokuşmuş bu boş seferlerin yorucu kışlarına. 

Öyle bir dar geliyor ki bu yalnızlıklar, öyle sıkışık öyle kindar ve yorgun ki bu bahar,  ne seni sığdırabiliyorum hikayeye, ne de perdelerini kapatabiliyorum oyunlarının bu kuru, aptal sahnenin.

Gidin diyorum. 

Hiç beklemeden, hiç bir şey söylemeden, bakmadan, bıkmadan gidin.  Karanlığa bırakın bu solgun, aptal heveslerinizi. 

Papatyaları ezmiş tüm ezberler gibi sidikli bir ayyaşın sözlerinde bulduğunuz mutluluğun gölgesine yatın. 

Ne öfke, ne sabır, ne de heyecan.

Ezbere anlatan kitaplar gibi boş ve ukala adalet ve masalların prensi, prensesleri düzerken, dizilmiş her alıntıya bir yanıt bırakan kırık beyinli şaklabanların tadımlık gözleri kadar kırılgan hayat.

Sonuç olarak sevgilim uyandırılamayan bir gece kadar yoksun ve biz piç kaldık.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.