.akıl nereye kaçar.

Aklımızı yitirdiğimiz için karanlık değil mi günler ? Biri uyandırsın yahut bizi.

Nereye kaçırdık aklımızı ? Kulaklarımıza bırakılan hangi ritimlerle boğuşuyoruz biri açıklayabilir mi ?

Kandırılmış sözlerin üzerine gülücük kondurmak gibi basit mi yani her şey ?

Siktiri boktan değersiz hayatlarımızı anlamayalım diye bizi hipnotize ediyorlar.

Kibir insanoğlunun kendisine yakıştırdığı en berbat zehir. 

Kim zehirliyor biri açıklasın ? Biz mi onlar mı ? Onlar kim ?

Mesela herkes kendi işine bakabilir mi ? Önüne doğru, kafayı kaldırmadan.

Saçların çok güzeldi sevgilim. Ne bunu ben söyledim ne de sen farkına vardın. Ben hariç herkese inandın. Görevindi sevgilim.

Şimdi öyle sohbet ediyoruz. Ben böyleyim sen şöyle… ne güzel.

En çok ruhum hain. Egoma aşık, orospu gibi ne söylerse sayıklıyor bana. E be sus artık !

Soruyorum; birisi çıkıp sadece, yapmak istediklerini yapabilir mi ? Nedir bu geçmişten çektiğimiz ?

Demek aslında sadece ‘o an’ yaşıyor bizi, biz farkına varmadan. O ne derse o.

Neyse, genç insanlar güzel, yaşlılar hasta, orta taraf ölmek için koştur koştur.

‘mına koyim.

 

 

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.