.04.

Kara kitapların, beyaz şiirleri kadar özenli yazılmış bu an.

Bilirsin şairler açlıktan ölürmüş…

Kocaman şehirlerin anılarına ancak sevebildiğinde karışabilirsin.

Sefil hayatımızın, acınacak duygularına hapis ediyoruz birbirimizi.

Garip nefes aldığımız rüyaların sonuçlarına katlanmak zorunda değiliz.

Artık daha da susabilir, içimizdeki ufaklığı zihnimize ihanet ederek gömebiliriz.

Somurtkan yüzümün sakladığı kirli gülüşler için yokum ben.

Fotoğrafa sığınmış iki günahkar, biri birinden deli anlamı yok..

Düz bir çizginin üzerinden gitmektense, boşluklara sığınmak kadar pahalı yalnızlık.

Zamanın ruhu, dili, rengi yok.

İnsanlığın satılık olduğu dünyadan bir şey beklemenin anlamı yok.

Uçurumları sevenlerin kanatları olmalı…

Sıkılmak gibi basit bir şikayetin bile arkasında derin karanlıklar olduğu aşikar ve o her ne sikimse…

Doğ, itaat et, öl.

Şairler ve sokaklar için üzgünüm.

Ve de ben artık yokum.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.