Bir Başka Mesele

Akşam üzeri, ahşaptan kitap raflarının arasında dolaşıyordum. Tamaro’nun yeni kitabına rastladım, bir kaç sayfaya göz gezdireyim dedim. Aynı hikayeler. Kaybedilen insanlara boş mektuplar, hayat üzerine nutuklar diye düşünürken dalmışım. Kitabı kapattım, dükkandan çıkmak üzere iken, bir dişi insan içeri girdi. Dişiler bu mesvimde ne kadar davetkar oluyor diye düşünürken, kendimi onun durduğu raflara ilerlerken buldum. […]

Gün Bozumu

Aylardan Mayıstı ve biz gökten yarılmışçasına boşalan yağmurun altında Karaköy’den Beşiktaş’a yürüyorduk. O zamanlar, ister adına dostluk, ister yalnız kalmamak için diyelim, beraber çok vakit geçirirdik. Biraz daha gençtik. Gençliğin avareliğinde, aslında neler döndüğünü de çok bilmeden, çok düşünmeden bazı şeyleri sadece yapıyor, bilinçsizce hissetmek için yapıyor ve bu dostça görünen tavırların altında kim bilir […]

Linç, Hukuk, Adalet Üzerine

Bu yazıyı yazmama neden olan şey; içinde yaşadığımız toplumun, uzunca bir süredir (tarihsel kronolojiden bahsetmiyorum), karşılaştığı ve beğenmediği, karşı ve ayıp gördüğü olayların taraflarına karşı; kendince adalet duyguları, yargılarıyla sadece nefret üretmesi ve bunun üzerine beni düşündürmesidir. Linç En yakın örneklerden biri olarak, havalimanında yaşanan bir tartışmada, taraflardan birinin diğerine hakaret etmesi ve bu görüntülerin […]