Insomnia

Gözlerim… Üzerimize yıkılmış dünyanın esareti altında ağır ağır kapanıyorlar. Geçmiş, bir karabasan gibi ağırlığını bırakıyor zihnime. Düşünceler… birbirini ardına geçmiş, dolanıp çözülememiş zincirler gibi özlem duygusuna, minnet duygusuna, merhamete kavuşuyorlar. Yılgınlık, göçebe bir cümlede sırıtan bir kelimeden başka bir şey değil omuzlarımda. Şafaklar, gecelerden doğuyor bir başına. Gözlerim.. Kapalı. Sensiz başlayan gündüzler, seni anlatan şiirlerle […]

Karalamalar

Hileli günlüklerin satır başlarından başlayalım müdürüm. Birkaç kuruşa laf, birkaç gülüşe zarf, birkaç sirkeye şap koyalım ruhumuzun miskinliğinden hallice Mişkin’in. Laf-ı girizgah ve en şahanesinden bahtı bedbaht olmuş yaşamlarımızı üç kuruşluk çobanlara meze ettik ya müdürüm gel bana bunu açıkla. Saçma sapan ebelikler, sözlerimizin anlamsızlığına düşkünlükler, sıkıcı müzikler, aptal kadınlar, gelmişimiz ve geçmişimizin arta kalan […]

Ömür Boynu

Birazdan gözlerimiz kapanacak ve kasvetli bir akşamdan kalan anılarımız canlanacak yeniden. Kent, ışıklarını söndürmüş olacak, biz o eski manzaramızdan bakarken. Sonra başbaşa kalacağız işte. Geçmiş zamanın içerisinde kaybolmuş ruhlarımız, geleceğin olmadığı bir yerde tekrar karşılaşacak. Karşılıklı soyunacak ruhlarımız. Öyle ya, ekmek kırıntılarını takip edercesine geriye dönmek için bir an duraksadığımızda, ne o kırıntıların izleri, ne […]