Nazmi Bey

nazmi bey

Dün akşam bizim üst katımızda yaşayan Nazmi beyi, kendisini tavana asmış vaziyette buldular. Ne gariptir ki daha o sabah selamlaşıp ayaküstü sohbet etmiştik. Bildiğimiz Nazmi beydi işte, hiç beklemezdik doğrusu. Sırtında rahmetli eşinin örmüş olduğu sarı hırkası, hafiften ağarmış saçları, yüzünde taşıdğı o tanıdık ve çizgilerine işleyen tebessümüyle geçmişti yanımızdan. Nasıl oldu, ne düşündü, neyi […]

Yağmur Günlükleri – I

Nereden çıktığımı hatırlamıyorum işte. O gece her nasılsa caddeye düşmüş yürüyordum.  Ağzım, dilim, gözlerim kuru, inceden yağmur yağıyordu. Islaklık caddenin zeminini parlatmış binlerce ışık rengarenk birbirine karışıp, su birikintileri üzerinden hayat varmış gibi yansıyordu. Hatırlıyorum, o günü hiç sevmemiştim. Ondan ayrılalı kaç dakika oldu, kaç saat karıştı bunlara, günler nerede nasıl geçti diye düşünürken tekrar […]

Duvar

Herkes kendi yaşamının anlatılabilecek birçok öykü barındırdığını düşünmeyi sever nedense. Böyle düşünmeyi tercih ederler oysa tek gerçekten, bir zaman sonra her şeyi ile unutulacaklarını bilmekten kaçarlar. Ve bu yüzden söyledikleri ilk yalan bu noktadan başlar. Bizim kahramanımızın öyküsü de bu noktadan başladı. Kahramanımız ki, biz ona kısaca K. demekle yetinelim, tıpkı diğerleri gibi mutlu sonlara […]