İstanbul’da Yaşamak

istanbulda yasamak

Bu yazının başlığını ‘İstanbul’a Gelmeyin’ olarak düşünmüştüm. Ama bu, saçma bir başlık olurdu. Çünkü bir ülkede işin, aşın alternatiflerinin çok olduğu tek memleket burası olunca “milletimiz” ne yapsında gelmesin diye düşündüm. Bu yazıyı yazma fikri, hem geçen gün Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’un bir röportajında geçen sözleriydi hem de on dakikalık mesafe için bindiğim metroda kalabalığa olan öfkemden dolayı geldi. Bu yazıyı doğma büyüme ve hep aynı semtte yaşan bir kent bireyi olarak yazıyorum. Başka hiçbir […]

Dram

dram

Şimdi size söyleyeceklerimi ben bile tasarlamadım. Ama her ne olacaksa beni ya deli sanacak, ya da benden nefret edecek, son tahlilde deli olduğuma hüküm edecek kadar nefret edeceksiniz.   Konuşmamızın bir yerinde olur ya sendelersem, takılırsam, cümleleri dolandırırsam, uzatırsam bağışlayın. Bu sohbetin bir konusu yok baştan belirtelim. Ne sen okur olarak bir şey alacak, ne […]

Yağmur Günlükleri – II

yamur gunlukeri ii

Onu ne zaman anlamayı bıraktığımı artık hatırlamıyorum. Sıradan bir Pazar günü lunaparkta pamuktan şeker yerken mi, Bahamalara gittiğimiz o ilk günün akşamı beyaz kumlar üzerinde birbirimize sıkıca sarıldığımızda mı yoksa St. Petersburg’ta kilometrelerce yürüdükten sonra çimlere uzanıp bulutları izlerken mi, hatırlamıyorum. Ama o zamanlar bize ait olduğunu sandığımız yaşamın başka türlü olabileceği aklımıza bile gelmezdi. […]