Bu Ay Okuduklarım – Mayıs

bu-ay-okuduklarım-mayıs

 1 – Güneşi Uyandıralım – Jose Mauro de Vasconcelos   Bazan belli başlı dönemlerde kütüphanenizin raflarına bakarken ve ne okuyacağınıza ne düşünmek istediğinize karar veremezken bulunduğunuz yerlerden kaçmak istersiniz. Vasconcelos’u okumak bu kaçışa yardım ediyor bence. Ülkemizde Vasconcelos’un kitapları malumunuz çocuk kitabı olarak geçer. Şeker Portakalı ya da Güneşi Uyandıralım okuyorum dediğinizde “ay o çocuk […]

Bu Ay Okuduklarım – Nisan

Bu Ay Okuduklarım

1- Doktor Ox’un Deneyi Garipti. Jules  Verne’den bu garip hikaye bana oldukça keyifli dakikalar yaşattı. Özellikle bu hikâyenin bana Bulgakov’un Ölümcül Yumurtalarını da anımsattı. Orada da deneyler yapan bir doktor ve yanlış ellere düşen bilimin, nelere yol açabileceğine karşılık bir fikirdi. Öyküde bu sefer yanlış eller, bizzat Doktor Ox’a ait. Hikâyenin geçtiği yeri sevdim. Hiçbir […]

Yağmur Günlükleri – I

Nereden çıktığımı hatırlamıyorum işte. O gece her nasılsa caddeye düşmüş yürüyordum.  Ağzım, dilim, gözlerim kuru, inceden yağmur yağıyordu. Islaklık caddenin zeminini parlatmış binlerce ışık rengarenk birbirine karışıp, su birikintileri üzerinden hayat varmış gibi yansıyordu. Hatırlıyorum, o günü hiç sevmemiştim. Ondan ayrılalı kaç dakika oldu, kaç saat karıştı bunlara, günler nerede nasıl geçti diye düşünürken tekrar […]

Buruk Pencereler

Mahşerlerin dalgalı zindanlarında aklıma sahip çıksam diyorum. Şeytan belirdiğinde gölgeli lafların arkasında, heybeti külle bezenmiş sözler, cümleler, itiraflarda bulunuyorum. Öyle karanlıkta kalmış sıralara oturup, günah hapishanelerinde arınmaktan öte gidemiyoruz. Ne kavgalara ne de boş duvarlı nidalara bahaneler üretip duruyoruz. Akıl.. Akıl. Hocam nedir akıl ? Bu zifiri kalabalıklarda kör ebe oynarcasına kaybolmak mı ? Yitmek […]